KISA KISA...

-- Almanya da haftasonlarini evindeki kullanmadıgı esyaları bitpazarında satmak kendi başına bir kültür. Insanlar hem eski esyalarını tekrar paraya çeviriyor, hem de haftasonunu üretici geçiriyor. Satınalanlar için de bitpazarından alışverış yapmak ayıp birşey degil.

-- Almanya lı belediye başkanı camii için hem finansal destek veriyor hem arsa veriyor ve Caminin minareli ve kubbeli olmasını ve bulundugu sokagının adının Mevlana Rumi  istiyor. Internette Mevlana Rumi Monnheim yazarsanız, bu hizmetin adresini görebilirsiniz.

-- 1990 lı yılların başından beriTürkiye ye zararlı unsurların geldigi Almanya da son yıllarda at iti it izine iyice karıştı. Belki de şu anda Vatana ihanet etmiş birinden alışveriş yapmış ve onlara para kazandırmışızdır. Bence, temiz bir Türk toplumu birligi ve dayanışma sistemi kurulmasında çok büyük faydalar var. Ailece görüşmelerde ön araştırmanın iyi yapılması ailenin güvenligi açısından iyi olur kanaatindeyim.

-- Amanya da evlerde kullanılan elektrik için yıllık ortalama 1.250 - 1.500 Euro harcanıyor ama pahalı elektrikten rahatsızlıgını isyankar bir şekilde belli etmek yerine tasarruf yolunu kullanıyor ve daha ucuz elektrik şirketleri arıyor. 

-- Almanya da hiçbir belediye başkanı reklamı görmezsiniz. Hatta birçok vatandaş belediye başkanının kim oldugunu bilmezler. Bazı ülkelerde hemen hemen her şehirde belediye başkanlarının ve belediyelerin boy boy –bu hizmeti size bu belediye veriyor- ilanlari var ama Almanya da yok.  Bu boşuna bir masraf ve zaten bu hizmetler belediyelerin görevi degil mi?

-- Arabanın jantlarını satarken yine yaşayınca paylaşayım dedim. 4 lü takımı bir tek fiyatına satıyorum. Alman soruyor 5 veya 10 Euro indirim mümkün mü, diye. Bu bir pazarlik. oryaltal  taraftan gelmeler dogrudan yari fiyatına indirim teklif ediyor. Bu ne oluyor?

-- Almanya da Türkler lokanta işine girmeden önce mesela döner 6 Euro idi, daha sonra 0,99 Cent e bile döner satıldi.  Simdi de bizim meslege girdiler. Muhasebeciligi yakın zamanda bırakmam lazim.

-- Alman gençlerinde zanaat ve el işciligi yönlerinde meslek hevesi yok. Ya danışmanlık ya da sosyal medya faaliyetleri gibi yönlerde mesleklere hevesliler.

-- Almanya da benzin istasyonlarında herkes arabasının camını kendisi siler, tekerlerin havasını kendisi kontrol eder, benzinin kendisi doldurur  ve gider kasaya ödemesini yapar. Türkiye de ise arabasından inip bu işleri kendisi yapmıyor.
Almanların, Türkler e çok haksızlık yaptik, diyecegi günler gelecek.

Almanya önce Italya ve Yunanistan dan göçmen işci aldı. Fakat onlar gelmeye devam etmediler, gelenlerden büyük bir kısmı da uzun süre kalmadılar.

Türklerin varlıgı çok belirgin oldu. Hele bir de işyeri açmaya başlayınca. Fakat ne zaman bir yabancıya saldırmak isterlerse hep Türklere saldırdılar.

Almanya simdi siyasi sıgınmacı olarak herkese kapıyı açmanın sorunları ile ugrasıyorlar. Başka bir Ortadogu ülkesinden gelen yabancıların yasadışı davranışlarına karşı henüz kesin bir tepki veremediler.

Ben hep dedim, öyle bir zaman gelecek ki, Almanlar Türkleri hasretle anacaklar.
Eger bir Türk ilk kez Almanya da görmüş ise ve kalbinde de Türkiye sevdası eksik ise;

Almanya da ikamet eden birçok Türk vatandaşı, içinde bulundugu olumsuz ortamı kabullenmemeki için;- Ama Türkiye bu konuda çok daha kötü, der.

Yani 81 şehirdeki 90 milyona yaklaşan nüfusu bir kalemde tek bir kalıba sokar ve böylece rahatlar.

Bunun nedenleri arasında; içinde bulundugu sahsi konulardaki çözümsüzlük ortamı ve içinde yaşadıgı ülkedeki Türkiye aleyhindeki haberler sayılabilir.

ÖNCEKI SAYFA
ANA SAYFAYA DÖNÜS
SONRAKI SAYFA




.