| GÜNCEL
PAYLASIMLAR
--
Degerini büyük dünya kapitalistlerinin yönettigi yatırım araçlarının
yerine lokal araçlara yatırımlar yapmak çok daha güvenlidir. Bir
ṣehirdeki birkaç ṣubeli bir magaza, ünlü bir markanın üç ṣubesine sahip
olmaktan daha güvenlidir.
-- Bazı gençler, Allah bizim için iyi ṣeyler istiyorsa neden Seytanı
yarattı, gibi sorular soruyorlar. Eğer bu dünya bir sınav dünyası ise;
Allah ın bir sınav aracı olması icin Seytan ı yaratmıs olması çok
normal. Seytansız bir sınav nasıl olacaktı ki? Birbirini ıspatlayan iki
kelime; Sınav vesınav görevlisi Seytan.
-- Etten süte kadar her gıdanın sağlıga uygunlugunu denetleyen devletler,
sigaraların en görünür tezgahlarda, kasanın hemen yanında satılmasına
izin veriyor. Hadi bunu kafada bir dengelemeye çalıṣın.
-- Bardak kırıldı. Baba diyor ki, çayı icemedim. Anne diyor ki; masa leke
oldu, kızları diyor ki; bardağın takımı bozuldu. Üç kiṣide üç
ayrı dert. Biri dogru ise, digerleri yanlıṣ tepki veriyor. Hangisi
doğru? Dogru olan tek ṣey; çay döküldü. Geri kalanı kafanıza takmayın.
Hayat çabuk geçiyor. uh ve akıl saglıgınıza dikkat edin.
-- Elinde naylon bir torbada birkaç özel eṣyası ile güzel bir hayat hayali
ile baṣka ülkelere yani bir belirsizlige kaçan insanları görünce
aklıma; - Senin begenmedigin bu hayatın birçok insanın hayalidir, sözü
aklıma gelir.
-- Ayçiçek tarlasına denk gelirseniz, bir bakın. Hiçbiri digerinin
güneṣini kapatmamak için dallarını sağa sola kaydırıyorlar.
Akılları yok, deriz ama irbirlerinin hakkına girmemek için kendini,
kendi sınırları içinde tutuyorlar. Yani hem baṣkalarının haklarının
baṣladıgı yerde benim haklarım biter, baṣkalarının hakkına girmiyorlar.
Keṣke insanlar da bu birlikteligi örnek alsalar.
-- Hemṣehrilik muhabbeti ile ayaküstü tanıstığımız bir bayan bizim hanıma
telefon açtı. Önce yıkama, yağlama faslı. Doktor demiṣ ki; Almanya da
menopoz dönemini aṣabilmek için reçete ile verilen bir ilac var, onu
kullanırsan vücudun kendini toplar, gençleṣir. Bizim hanım kendisi için
alacak ve ona gönderecekmiṣ. Senin kafaya taktıgın konunun taaa
buradan…… Sorarsan da geçim derdinden ağlarlar.
-- Tam gün yiyip içiyoruz. Basit bir üretim ṣeklinde büyük ve küçük
tuvaletimiz geldiginde idrar ve dıṣkı da aṣagı inince dogrudan dıṣarı
çıkması lazimdı ama öyle degil. Oralarda birer depo yani bekleme
odası ve birer de uyarı düzenegi var. Bakarsan vücut bir et
yıgını ama böyle elektronik bir düzenegi de var. Suphanaallah.
-- Rahmetli dedemin üzüm bağında üç tane her bir dalı bir ağaç iriliğinde
iceviz ağaçları vardi. Cıkar dallarında yatar uyurduk. Dedem gündüzleri
ceviz ağacı altında yatıp uyuyan zehirlenir, der ve bizi uyutmazdı.
Okula gittiğimde ögrendim. Ceviz ağacı gündüzleri sülfür salgılarmıṣ.
Büyüklük taslayıp da eskilerin tecrübelerini küçük görmeyin.
-- Dünyadaki kapitalist güçlerin sizin hayatınızı ve ülkenizi nasıl
kontrol altına almaya çalıṣtıkları hakkında uzman kiṣilerin yazdıkları
kitapları okumanızı tavsiye ederim. Cevrim içi paylaṣım sayfaları,
müzik ve telefon için kulaklıkları, milli ürünleri yokedip kendi
ürünlerini …. sunan bu güçlere kendinizi kendi ellerinizle nasıl teslim
ettiginizi araṣtırmanızı arzu ederim.
-- Bence bizim insan ruhu dedigimiz şey, Kur an ı Kerim de de belirttigi
gibi Allah ın kendi ruhundan üfledigi bir parça. Allah, can vermek
istedigine kendi ruhundan bir ruh üflüyor, dünyada sınavı bitenleri
canını geri almayı da üfledigi ruhu geri alarak yapıyor.
-- Okey oyununda kullanılan tahta ıstakalar, silah olarak kullanıldıgı
için artık plastikten yapılıyor. Su iṣe bakın. Dost muhabbeti olarak
oynanan oyunlar bie artık birbirini öldüresiya döverek bitiyor. Iṣte
sıze, nereden nereye gelindigini gösteren bir ölçü.
-- Tarih kitapları okurken olusan kanaatim; ne zaman ki Osmanlı
yönetiminin zafiiyetinden de yararlanıp azınlıkları bağımsızlıga ve
bölünmeye zorladılar bu Avrupa ülkeleri, ondan sonra Islam ülkelerini
paylaṣmaya baṣlayabildiler. Hala da öyle.
-- Atatürk ün severek tekrarladigi ve bütün adalet saraylarına asılan -
Adalet mülkün temelidir - sözü Hz. Ömer e aittir. Yani hem inancımız
hem milliyetimiz bizden adaletli olmamızı bekliyor.
-- Kıyametin alametlerinden biri de yazının çoğalmasıdır. Hadis, sahabi
Abdullah bin Mesud'dan rivayet edilmiş ama yanlıṣ da degil.
-- Giyimde moda denilen yönlendirme yolunu kullananlar,
insanların manevi değerlerine uygun örtünme alıṣkanlıklarını da planli veya
plansız bozuyorlar. Bütün inançlarda örtünme, vücut hatlarını saklamayı
gerektiriyor. Fakat bunlar cinsel organın bile dıṣarıdan gözükeceği bir giyim
tarzı sunuyorlar. Bence bu calıṣmalar da insanları inançsızlastırma yolu.
Devamı >>>
|
ALMANYA ICERIKLI PAYLASIMLAR
-- Almanya da -gönül- kelimesinin karṣılıgı
yoktur. Onlarda kalpten sevmek, vardır. Ama bu, gönülden sevmek
kelimesinin yanında çok fiziksel kalıyor, sevginin ruhunu dolduracak
kadar geniṣ bir kelime degil.
-- Almanlar sanki Abdulkadir Geylani nin; Insanı
inciten söz degil, o söze verdigi degerdir, nasihatini uygular gibi
kendilerine yapılan bir hakaret karṣısında kudurmaz, sakinlikle
karṣılar. Bu huylarını çok seviyorum.
-- Almanya da çok saçma buldugum bir kanun var;
Araç kamerası kullanmak yasak. Yüksek tutarda cezası var. Fakat eğer
bir kaza olacagını hissedersen, kaydedebilirsin. Düṣünsene arkadaki
araç sana çarpıyor. Gözün arkada olacak, o aracın sana çarpacagından
emin olacaksın ve hemen kayıt yapmaya baṣlayacaksın.
-- Almanlar hapṣıran birine - sağlık -
diler, biz - çok yaṣa - diyoruz. Almanlar iyilik dileklerini
belirtirken - saglık - diler, biz - uzun ömür - dileriz. Bence
onlarınki daha güzel dilekler. Bizim dileklerimiz hep bana hep bana
modeli bir açgözlülük iṣareti gibi.
-- Almanya da okunan kitapları bir araṣtırın. Okul ve meslek
kitapları dıṣında romanlar, hikayeler göreceksiniz. Sosyal konular,
siyaset, tarih, uluslararası iliṣkiler, ekonomi gibi gercek hayattan
bilgi alabileceginiz kitaplar cok azdır. Zaten eger bir kitapcıya veya
bit pazarına filan giderseniz görürsünüz.
-- Almanya da devamlı ilaç aldıgım eczane beni aradı ve bir
kutu ṣeker değerlerini ölçüm çubuğu eksik aldığımı söyledi. Bakın olaya; koca
dükkanda bir kutu ölçüm çubugu fazla çıkmıṣ onu buluyorlar ve benim eksik aldığımı
da buluyorlar. Iṣte bu; ürün takip düzenidir.
-- Almanya merkezli Avrupa Birliginin çok uyanık bir ekonomi taktigi; yine
paraların desenlerini degistiriyorlar. Böylece insanlar eski paralarını
yenileri ile degiṣtirmek için meydana çıkarmak zorunda kalacak.
-- Almanya da da benzine zam geliyor ama bunu fırsat olarak kullananların
son tüketiciye ulaṣana kadar diger ihtiyaç malzemelerinin fiyatlarını
on misline katladıkları hakkında bir bilgi bulamadım.
-- Almanya da kiliseler bomboṣ. Döner sermayesi yetmedigi için iflas
ediyorlar. Bir kısım din adamları iṣyerine çevirmek istiyor, bir kısmı
da Müslümanlara satalım diyorlar. Isyeri yaparsak, dini kaybetmis
oluruz ama Müslümanlara satarsak dini açıdan Müslümanlara yenilmiṣ
oluruz, diyorlar.
-- Almanya da uzun yıllar yaşadıktan sonra dönen gurbetçilerin
yaşayabildiği psikolojik sorunların bir nedeni de trafik, ekonomik
belirsizlik, iş hayatında güveninin zarara ugratılması veya günlük
iletişim biçimleri, toplumsal kurallara uygunsuz yaṣam bicimine
alıṣamamak gibi sistem ve yaşam tarzı uyumsuzluğu nedeni ile sürekli
karşılaştırma yapmasıdir. Bu durum zamanla mutsuzluk, kaygı ve
umutsuzluk yolu ile depresyon ve anksiyete neden olabiliyor.
-- Almanya da çocukların kendi evine çıkmasının asıl nedenini bilmem ama
benim tanıdığım Almanya bunu ya böl-küçült-kontrol et amacıyla ya da
tüketimi artırarak ekonomiye hareket getirmek için yapmıṣtır.
-- Almanya da ṣekere bile vergi gelirken gençler kulaklarında kocaman
kulaklık ile müzik dinleyip kendini dünyaya kapatmıṣ, ebeveynleri köpek
peṣinde geziyor, onların ihtiyaçlarını karṣılamak için para
harcıyor.
-- Almanya da arama motoruna Almanca dilinde - Türkiye ekonomisi -
yazın, memleket iflas etmiṣ zannedersiniz, - Türkiye demokrasi- yazın,
dikta yönetimi var zannedersiniz.
-- Almanların bir kısmının da bilmedigi birşey; Hristiyanlikta da domuz
eti yemek yasak. Bunun icin Incil in Mose 14:8, Mose 11:7 ya da Jesata
66:17 gibi Ayetlerine bakabilirsiniz.
-- Almanya da benzin istasyonlarında herkes arabasının camını kendisi siler,
tekerlerin havasını kendisi kontrol eder, benzinini kendisi
doldurur ve gider kasaya ödemesini yapar. Türkiye de ise
arabasından inip bu işleri kendisi yapmıyor.
-- Asyalı gençler Almanyali gençlerden çok daha fazla çalışkan ve üretkenler.
-- Almanya da Türkler başta olmak üzere yabancı kökenli vatandaslar
davullu zurnalı evden gelin alma yapacagı günden önce, ellerinde
davetiye ve bazen küçük bir hediye ile komşulara biraz ses olacagı
konusunda bilgi verip izinlerini isterler.
-- Almanya da ev eşyalarını alıp kendin kurmak işini ürünü alanların
kendileri yapıyor. Onun için böyle ürünleri satan şirketler buralarda
büyüyebildiler. Hatta öyle bayanlar var ki; bu işleri ve hatta duvar
boyamayı, taban döşemeyi vb. şeyleri bile büyük bir ustalıkla
yapıyorlar. Bu işleri yapabilmek için de hemen hemen her evde bir takım
çantası vardır.
Devamı >>>
|